Üst Menu
Search
Generic filters

Ana Menu

Türkiye Emekli Profili (1)

image002

GİRİŞ

İnsanlar hayatları boyunca değişik yaşam dönemlerinden geçmektedir. Bireyler, çocukluktan erişkinliğe, erişkinlikten yaşlılığa doğru ilerlemektedirler. Bu durum toplumsal roller açısından da aynıdır. Bireyler öğrencilikten çalışma durumuna, bekârlıktan evli olma veya anne baba olma durumuna ya da iş hayatından sonra emekli olma durumuna alışma süreci yaşamaktadırlar (Tağı ve Yanar;2009:398).

Bireylerin yaşamlarında verdiği en önemli kararlardan biri de iş seçimidir. Ergenliğin sonu ve genç yetişkinliğin başında verilen bu kararlarda çeşitli motivasyonlar etkili olmaktadır. Bir kimse meslek seçimini ilerleme fırsatı olarak görürken bazı insanlar ekonomik kaygılarla meslek seçimi yapmaktadırlar. Bir an önce hayata atılmak ve kısa yoldan meslek sahibi olmak çoğu genç için önemli birer motivasyon kaynağıdır. Orta yaş dönemi gençlik döneminde verilen birçok kararın gözden geçirildiği bir zaman dilimidir. Birey genç yetişkinlik döneminde bazı nedenlere göre verdiği mesleki kararlarını orta yetişkinlik döneminde gözden geçirir. Daha önceki yıllarda verilen yanlış kararlar telafi edilebilirse birey psiko-sosyal bağlamda daha sağlıklı bir yapı ortaya koymuş olur. Orta yetişkinlik yılları, bireylerin aile yapılarında olduğu kadar iş yaşamlarında da en önemli değişimlerin olduğu bir döneme denk gelmektedir (ilhan;2012:252- 259). Emeklilik bireyin orta yetişkinlik döneminde olabildiği gibi yaşlılık döneminde de olabilir.

Emeklilik, modern kentleşmiş toplumlarda belirli bir sözleşmeyle çalışan insanların belirli bir yaşa geldiklerinde belirli bir yılı ya da çalışma gününü tamamladıklarında karşılaştıkları genellikle kentlere özgü bir olgudur. Emeklilik 20. yüzyılın olgusudur. Batı toplumunda uzun yaşamın olanaklı hale gelmesiyle emeklilik de konuşulur hale gelmiştir. 1930’Iu yıllarda ABD’de büyük ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarmalar olmuştur. Yaşlı çalışanlar yeniden iş bulma olanağı da bulamadıkları için yoksulluk içine düşmüşlerdir. 1935’de başlayan sosyal güvenlik hareketi çalışanların emeklilik haklarını savunmuştur ve yaşlı nüfusa gerekli olan maddi yardımı sağlamıştır. 1960’Iarda emeklilik anlayışı yayılarak ülkelerde yerleşmeye başlamıştır. 1970’Ierde ise genç nüfusun istihdam olanaklarını artırmak amacı ile zorunlu emeklilik yaşı 70 yaş altına çekilmiştir. Günümüzde gelişmiş ülkelerde emeklilik işsizliği kontrol etmek amacıyla kullanılmaktadır. Emeklilik yaşı giderek gençleşmektedir. Bizim ülkemizde ise emeklilik oldukça genç yaşlarda hak edilmektedir. Ancak yüksek enflasyon nedeniyle yeterli olmayan emekli maaşı ve halen çalışabilecek bir yaşta bulunmak emekliyi yeniden iş arayışına yöneltebilmektedir (Canatan;2012:380).

Bireylerin iş sahibi olmaları genel refahları ve statülerini belirleyen önemli bir faktördür. Pek çok kimse aktif iş yaşamını sürdürmeye ve para kazanmaya devam etmek ister. İşsizliğin olmadığı veya oranının düşük olduğu dönemlerde 65 yaş üstü bireylerin iş dünyasında olmaya devam ettiği bilinmektedir. İşin herkes için bir anlamı vardır. Yalnız vakit geçirme değil aynı zamanda yetenekleri ortaya çıkarma ve aileyi, kendini geçindirme aracıdır. İş ve gelir bireyin sosyal statüsünün belirleyicisidir. İnsan çalışan bir varlıktır, eğer çalışmıyorsa hiçbir şey değildir. Faaliyet anahtardır, yararlılık duygusu verir. Gelişme faaliyete dayanır, çabasız ne fiziksel ne de zihinsel gelişme vardır. Çaba da iş demektir. Çalışma bir zevktir, bir yaşam tarzıdır. Sosyal statü, fiziksel ve mental iyilik hali için doğal bir egzersizdir (Koşar;1996:187).

Emeklilik bir konum, meslek ya da aktif çalışma yaşamından çekilmeyi ifade eden karmaşık bir süreçtir. Bu olgu sosyo-kültürel olarak bireysel bir etkiye sahip olup, emeklilerin zamanlarını nasıl harcayacaklarını, gelirlerini, sosyal etkileşimlerini, beden ve ruh sağlıklarını ve yaşam memnuniyetlerini etkileyecek bir durumdur. Emeklilik bir yandan yaşamın alışılagelmiş sürekliliğini bozarken, öte yandan bireyin aile ve insanlar arasındaki yerinin ve kimliğinin değişmesine neden olur (Bayrak, vd.;2012). Sanayileşmiş bir ülkede emeklilik, insan yaşamının önemli bir kilometre taşıdır. Artık iş açısından insanın işe yaramaz kategorisine girmesidir. Emeklilik atıl alma ve yetersiz sayılmadır. Toplum onları iş dünyasından uzaklaştırmış, artık eve koymuştur (Koşar;1996:187).

Emeklilik bir çalışma sürecinin sonunu ve kamusal yaşamdan kopuşu vurgulamaktadır. Emeklilik dönemi yeni statünün gerektirdiği toplumsallaşmayı da içerdiğinden, yaşlılığa hazırlık dönemi olarak kabul edilmektedir (Tağı ve Yanar;2009:399).

Yaşlılık insan yaşantısının ilerleyen dönemlerinin adıdır. Gerçekte insanlar doğdukları, hatta anne karnına düştükleri andan başlayarak yaşlanmaktadır. Geçen her gün ve her yıl, yaşın ilerlemesi demektir. Bu gelişme içinde bebeklik dönemi, çocukluk dönemi, gençlik dönemi, yetişkinlik dönemi ve yaşlılık dönemi gibi bölümlemeler yapılır. İnsan yaşamı içinde bu dönemleri açıklamak gerekirse bebeğin anneye bağımlı olduğu dönem bebeklik dönemidir. Daha sonra ilköğretim çağının sonuna kadar olan dönem çocukluk dönemi olarak bilinir. Lise ve yüksek öğretim çağı gençlik dönemi olarak adlandırılır. Yetişkin dönem çalışma yaşamının sürdüğü yıllardır. Çalışma yaşamının bitmesi ve emeklilik dönemi de yaşlılık dönemidir (Bilir;2006;3).

Yaş kronolojik bir kavramdır ve bir insanın doğumundan sonra ne kadar süre yaşadığı anlamına gelir. Eski yıllara göre bütün ülkelerde insanlar daha uzun süre yaşar duruma gelmişlerdir. Yaş ile ilgili tanımlamalarda kronolojik yaş (takvim yaşı) kavramından başka yaklaşımlar da vardır. Yaşlılık konusunda çoğu kuruluş tarafından kronolojik yaş sınırı 65 yıl olarak benimsenmektedir. Bununla birlikte 65 yaşın üzerinde olduğu halde fonksiyonel kapasiteleri birbirinden çok farklı düzeylerde bireyler olabilir. Yaşlanma fiziksel görünümle ilgili bir değerlendirme olmakla birlikte, yaşlılığın bilişsel ve sosyal yönü de söz konusudur. Bir kişi fiziksel olarak yaşlı görünebilir, fakat bilişsel olarak oldukça iyi bir hafıza ve zekâ düzeyine sahip olabilir. Kimi yaşlılar sosyal olarak son derece aktif bir yaşantı sürebilir, kimileri ise yalnızlığa çekilmiş olabilir. Dolayısıyla yaşlılığın değerlendirilmesinde kronolojik yaştan çok bireyin biyolojik, sosyal ve fonksiyonel durumu dikkate alınmalıdır. Fonksiyonel yaş, bireyin

Yalnızca bedensel olarak değil, beyin fonksiyonları ve sosyal ilişkileri ile birlikte değerlendirilmesi şeklinde belirlenen bir kavramdır. Bunlardan başka bir de algılanan yaş kavramından söz edilmektedir. Bireyin fiziksel görüntüsü veya mental kapasitesi ve sosyal ilişkileri sonucunda kendisini nasıl değerlendirdiği ve nasıl algıladığı konusu da önemlidir. Kendisini iyi ve yeterli hisseden, geleceğe dönük planları ve hedefleri olan bireyler kronolojik olarak 65 yaşın üzerinde olsalar bile, bu bireylerin yaşlı olarak nitelenmesi doğru olmaz. Dünyada 65 yaşın üzerinde olduğu halde çeşitli kurumlarda önemli yönetsel sorumluluklar taşıyan, hatta devlet yönetiminde önemli konumlarda olan pek çok kişi vardır. Yaşlılık konusunda Dünya Sağlık Örgütü uzmanları tarafından yapılan bir tanımda yaşlılık için “bireyin çevreye uyum yeteneğinin azalması” ifadesi kullanılmıştır (Bilir;2006;3-4).

Yaşlılık sözcüğü yaşam süresinin geç dönemlerini ifade eden bir tanımlamadır. Bu dönemde bireyde her yönüyle bazı değişimler yaşanır ki, bunlar çoğu kere kayıp ve çöküşlerdir. Bu zamanda yaşanan fiziksel kayıpların yanı sıra kültürel, çevresel ve ekonomik kayıpların yaşanması da doğaldır. Bu nedenle yaşlılık her şeyden önce tıbbi ve toplumsal bir nitelik taşımaktadır. Yaş aynı zamanda bir gruplaştırma ölçütüdür. Bir gruplama daha çok toplumların bireylerine biçtikleri biyolojik zayıflama ve toplumsal rollere ilişkin sınıflamalardan etkilenir. Bu nedenle bir toplumda yaşlı sayılan birey diğerinde yaşlı sayılmayabilir (Onat ve Çevik;2006:61).

İnsan yaşamı bir bütün olarak ele alındığında aile yaşamı ve iş yaşamı oldukça önemli ve öncelikli bir yer tutar. Bireyin ailede aldığı rol ve iş yaşamında üstlendiği rol, onun toplumsal konumunu da belirlemektedir. Modern toplum yaşamı belirli roller için belirli yaş dönemleriyle takip edilmektedir. Yaşlı bir bireye “ne işle uğraşıyorsunuz?” sorusundan daha çok “emekli misiniz?” ya da “nereden emeklisiniz?” soruları yöneltilir. Emeklilik bireyin “ileri yaşta işgücünden uzaklaşması”, ileri yaşta sosyal bir süreç olarak çalışma rollerinin ve aktivitelerinin sona ermesi”, “çalışırken ödenen sosyal güvenlik kesintilerinin ölünceye kadar maaş olarak geri alınması dönemi” olarak tanımlanabilir. Emekli maaşı devletin verdiği malul, gazi, engelli vb. diğer sosyal destek özellikli ödeneklerden farklıdır. Bireyin belirli bir iş günü ya da yıl olarak hesaplanan süre içinde çalışarak elde ettiği bir hak olan “emeklilik” ve bu hakkın karşılığı olarak aldığı maaş ise “emekli maaşı” dır. Eğer yaş sınırı nedeniyle emekli olunmuyorsa emeklilik kararı önemlidir. Emeklilik kararını etkileyen her birey için özel faktörler vardır. Bunlar bütçe, sağlık, çalışmaya karşı tutum, iş doyumu ve kişisel ilgilerdir (Canatan;2012:380-381 ).

 1.1. Emeklilik ve Emekli Kavramları

Bir işin yapılması için harcanan beden ve zihin gücü insanın bilinçli olarak belirli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal, hem toplumsal çevresini, hem de kendisini değiştiren çalışma süreci olarak ifade edilen “emek” sözcüğü, emek vermiş olma, emeğini sunmuş olma biçiminde “emeklilik” kavramının da temelini oluşturur. Emeklilik terimi bir işe uzunca bir süre emek vermiş bireyin daha sonra bu işi sürdüremez duruma gelince çalışma yaşamından çekilmesi, kendisine daha önce sarf etmiş olduğu emeğin ödüllendirilmesi anlamını taşıyan sürekli bir gelir bağlanması ve onun “emekli” bir birey olarak yaşamının geri kalan kısmını çalışmak zorunda kalmaksızın geçirmesini ifade eder. Çalışarak belirli bir süre ve belirli bir yaşa kadar emeğini işveren ve toplum hizmetine sunmuş bireylere “emekli” denilirken, söz konusu bireylerin toplumsal yapı içindeki yeni konumları “emeklilik” kavramı ile ifade edilmektedir (Çakır;2011 :5).

Bir müessese olarak emeklilik yaşlı çalışanların işgücünden çekilmesi ve işgücünden çekilen bu bireylere yaşlılık sigortası kapsamında aylık bağlanmasını ifade etmektedir. İşgücünden çekilme bireyin yaşlanması ve “çalışma ömrünün” tamamlanması sonucunda gerçekleşmektedir. Süreç olarak emeklilik, bireyin istihdam ilişkisinin sona erdiği, emekli aylığı ve bireysel tasarruflarıyla geçinmeye başladığı ve emeklilik deneyimi ile yaşamında meydana gelen değişimleri anlatmaktadır. Bu süreç emeklilik kararının alınışını ve işgücünden çekilmenin biçimlerini de içermektedir. Bir statü olarak emeklilik ise toplumda bireyin “çalışan” statüsünden, “emekli” statüsüne geçişini ifade etmektedir. Örneğin kamu görevlileri açısından emeklilik, bireyin memurluk statüsünden çıkıp emeklilik statüsüne girmesidir (Çakır;2011 :6).

Emekli ve yaşlı kavramları her zaman için birbirine karıştırılmaktadır. Oysa farklı anlamlara gelmektedir. Emeklilik, bir sosyal güvenlik kavramı olup, çalışma yaşamının sonlanmasını ve/veya ve emeklilik aylığının bağlanmasını ifade etmekte iken, yaşlılık doğal ve fiziksel bir olayı içermektedir. Dolayısıyla her emekli yaşlı, her yaşlı da emekli olmayabilir. Ülkemizde Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğü işlemleri ile ilgili olarak yaşlılık açısından sadece “erken yaşlanma” dan dolayı emeklilik hükümleri bulunmaktadır. (http://www.sgk.gov.tr/wps/portal/tr/emeklilik/emekl i_ ve yasli/yaslilik_ayligi_sartlari)

Günümüzde emeklilik insan yaşamının çok üretken ve hoşa giden bir dönemi olarak kabul edilebilir. Bu dönemde daha önceden yapılması mümkün olmayan faaliyetler için bir fırsat yakalanmış olabilir. Emekli sözcüğü bugün birçok tanıma sahiptir. Geleneksel anlamda emekli sözcüğü tam emekli anlamında kullanılabilir. İşgücünden aşamalı çekilme anlamına gelen aşamalı emeklilik anlamına gelebilir. Emekli sözcüğü bir kimsenin çalışma yaşamındaki birkaç değişikliği içeren tüm gün çalışılan bir işten yarım gün çalışılan bir işe geçen, hatta tamamen yeni bir işe yönelen bireyi ifade eden döngüsel emeklilik anlamına gelebilir (Anon;1988:4).

Atcheley’e göre emeklilik dönemler halinde ele alındığında emekliliğin yedi aşaması vardır. Bunlar; emeklilik öncesi dönemde uzak aşama ve yakın aşama, emekli olma döneminde bal ayı ve büyüden kurtulma, emeklilik döneminde yeniden yönlenme aşaması, durgun aşama ve son aşama ile emeklilik sürecinin sonuna gelinir (Canatan;2012:381 ).

Emeklilik öncesi dönemde; çalışma yaşamı içinde olan işine yoğunlaşmış birey uzak aşamada henüz emekliliği düşünmez ve kendini emekliliğe hazırlayacak hiçbir şey yapmaz. Yakın aşamaya ulaştığında emeklilik öncesi programlara katılır. Emekliliği planlama programları çalışanları emekliliğe geçişe hazırlayan ABD. de iş yaşamında yaygın olan ancak her çalışanın katılmak zorunda olmadığı programlardır. Bu program içinde alınacak maaş, ödenekler gibi finansal konular, fiziksel ve ruhsal sağlıkla ilgili konular, nerede yaşanacağına ilişkin konular konuşulmaktadır (Canatan;2012:382).

Emekli olma döneminin başında; birey bal ayı aşaması yaşar. Daha önce hiç yapmadığı şeyleri yapar, bunlardan çok zevk alır, adeta balayında gibidir. Bu aşama işten istemeyerek ya da olumsuzluklar nedeniyle ayrılma durumu varsa ya da ekonomik olarak özgür davranılamıyorsa yaşanmaz. Bal ayından sonra gelen rutin eğer tatmin edici ise emekliliğe uyumun başarılı olduğu kabul edilir. Ancak bireyin yaşamını daha fazla iş doldurmuş ise bir süre sonra çalışmanın olmayışı da onu mutsuz edebilir. Bal ayı uzun ya da kısa bir gün biter ve gerçekle yüzleşilir. Bir anlamda tatil bitmiş ve büyü etkisini kaybetmiştir. İşte bu noktada yeni bir gündelik hayat döngüsü oluşturulursa sorun yoktur. Birey büyüden kurtulmuştur. Eğer yeni bir gündelik döngü oluşturulmamış ise büyüden kurtulma aşaması olumsuz anlam taşır (Canatan;2012:382).

Emeklilik döneminde; birey yeniden yönlenme aşaması içinde emeklilikte yaşam doyumunu artıracak yeni bir yaşam biçimi geliştirebilir. Durgun aşama bireyin yapmaya karar verdiği şeyleri seçerek yaptığı aşamadır. Bazı kişilerde bu aşama bal ayı aşamasının hemen ardından da gelebilir ya da daha yavaş ve zor olarak da gelebilir. Süre uzunda geçebilir, kısa da sürebilir (Canatan;2012:382).

Emekli bireyin genellikle artık kendi başına hareket edemediği, ekonomik ve fiziksel olarak başka bir kişiye bağımlı olduğu zaman son aşama başlar ve ömrün sonuna kadar devam eder. Ancak çok genç yaşta emekli olunmuş ise bireyin yaşı ve sağlığı uygun ise bütün aşamaları geçiren birey emekliliği bitirip yeniden çalışma yaşamına dönebilir (Canatan;2012:382).

1.2. Sosyal Güvenlik Sistemi

İş dünyasından ayrılan veya çalışamayacak kadar yaşlanan bireylerin ekonomik yönden korunması sosyal güvenlik sistemi ile sağlanır. Sistem belirli yaş üzeri bireylerin, çalışmayı bırakmalarından sonra emekli veya yaşlılık aylığına hak sahibi kılınarak, her ülkenin, koşullarına göre az veya çok ekonomik güvenceye kavuşmalarına yönelik bir düzenlemedir. Ayrıca vatana hizmet gibi tertibi nedenlere dayalı özel yasalarla bazı kimselere maaş bağlanması da söz konusudur. Özel sandık ve sigorta programları da emeklilik sonrasında ek gelir sağlanmasında önemli rol oynarlar. Ancak ne olursa olsun genelde çalışılan zamana göre emeklilikte, gelirin azalması söz konusudur (Koşar;1996:189).

Ülkemizde Sosyal Sigortalar, Emekli Sandığı ve Bağkur Kanunları çerçevesinde belirli süre çalışan ve bu sürede prim ödeyen belirli yaş üstü bireyler emekli aylığına hak kazanırlar. Her ne kadar yaşlılık aylığı, emeklilik aylığı terimleri eş anlamda kullanılıyorsa da bireyin emekli olduğu yaşın yaşlılık sınırı olarak genelde kabul edilen 65 yaşın çok altında olması, başka bir deyişle erken, genç yaşta emekli olması ve yeni bir işe başlama olanağını bulması da söz konusudur (Koşar;1996:189).

Günümüzde ömrün uzamasıyla daha çok kişi daha uzun süre emekli aylığı alma durumundadır. Sosyal güvenlik sistemi bu yönden önemli güçlüklerle karşılaşmakta ve finansman açısından yeni önlemler aranmaktadır. Yakın bir gelecekte beklenen yaşlı patlamasının bu konuda önemli güçlükler yaratacağı ve ciddi çözümler gerektireceği kaçınılmazdır (Koşar;1996:189).

Sosyal güvenlik haklarının, bu arada aylıklarının geçim standardı çerçevesinde insan onuruna uygun bir yaşam standardı sağlamaya yeterli düzeyde olması ve enflasyondan etkilenmemesi açısından gerekenlerin yapılması istenmektedir. Emekliliğin kabul edilebilir olmasının toplum kaynaklarından ayrılan paya bağlı olduğu, düşük pay olduğunda onur ve şerefin, bağımsızlığın muhafaza edilmesinin zor olduğu, ekonomik yoksulluk ve diğer çevre şartlarının sosyal ilişkiye girme arzusu ve dürtüsünü engellediği ileri sürülmektedir. Çalışma yaşamından ayrılmanın statü düşüklüğü yaratmaması ve belirli standartla yaşam düzeyi sağlaması kısaca hedef alınmaktadır (Koşar;1996:190).

Çocukların ana babalarına bakma ve maddi yardımda bulunma çoğu ülkede hala geçerli ise de çocuğuna dahi muhtaç olmama hakkına sahip olmanın, yaşlının ve hatta genç ailenin refahı için önemli olduğu öne sürülmektedir. Gençlerin imkânlarını kendi yaşamlarını kurmak, ailelerine, çocuklarının geleceklerine yatırım yapmak için kullanmalarının böylece mümkün olabileceği, maddi bağımlılığın azalmasının duygusal yönden daha doyurucu bir ilişki yaratacağı, gerginlik olasılığını azaltacağı da düşünülmektedir. Ayrıca yaşlının da gerektiğinde çocuğuna hala yardım edebilecek durumda olduğunu hissetmesinin onu mutlu edeceği savunulmaktadır. Öte yandan emekliliğin kazançlı bir geçim kaynağı olmaması, olduğu takdirde ekonomik olmayacağı görüşü de ağır basmaktadır. Tüm bu görüşler ve arayışlar çerçevesinde çalışma yaşamından kademeli olarak ayrılma, emekliliğe uyum açısından daha az gün çalışma gibi konular bazı ülkelerin gündemindedir (Koşar;1996:190-191).

http://credit-n.ru/zaymyi-next.html

займы на карту срочно https://zp-pdl.com/online-payday-loans-in-america.php займ через киви кошелекбыстро займ братскрф займ платиза займмикроклад займманимен займ

быстрый займ на карточку www.zaymi-bistro.ru займ на длительный срок онлайн
онлайн займ на киви кошелёк zaymi-bistro.ru займы на яндекс деньги мгновенно
онлайн займ на карту маэстро zaymi-bistro.ru займ онлайн на киви кошелек срочно
быстро займ на карточку zaymi-bistro.ru кредит без верификации карты
payday loans are short-term loans for small amounts of money https://zp-pdl.com payday loans online
кредит 24 онлайн займ credit-n.ru займ на киви кошелек онлайн срочно